Merhaba,
Mesajınızı görünce Mide Kalepçesi (LAGB) ameliyatları hakkında bir kaç cümle yazma gereği hissettim.
Laparoscopic Adjustable Banding (LAGB) yöntemi ilk olarak 1990 ların başında avrupada uygulanmaya başlanan bir yöntemdir. Bu operasyonun teknik özellikleri kabaca sitede anlatılmış.
İlk olarak uygulanmaya başlandığı yıllarda başarı vadeden bir yöntem olmasına karşın yeni yeni açıklanmaya başlanan uzun dönem sonuçları bu yöntemin sorgulanmasına neden olmaktadır.
Size üzerinde hiçbir yorum eklemeden bu yıl açıklanmış bazı sonuçları bildirmek istiyorum, böylece okuyan kişilere de yardımcı olmuş olurum.
İsviçrede 10 yıldır bu operasyonların yapıldığı bir üniversite hastanesinde hastalar takip edilmiş ve aşağıdaki sonuçlara ulaşılmış.
Operasyonun cerrahi öğrenme dönemi kabul edilen ilk 30 hasta dışındaki hastaların sonuçları takip edilmiş ve aşağıdaki sonuçlara ulaşılmış.
Hastaların yaklaşık %31'i oluşan geç dönem komplikasyonlar nedeniyle yeniden operasyon geçirmiş.
Komplikasyon gelişmeyen hastalarda uzun dönemde kilo kaybını korumada başarısızlık oranı %57 olarak bulunmuş.
Sorun çıkmayan hastalarda, 5 Yılın sonunda ortalama kilo kaybı; fazla kiloların yaklaşık %50'sinin kaybı olarak belirtilmiş.
Sizin durumunuzda kilo fazlanızın 50 kg civarında olduğunu kabul edersek bu yaklaşık 25 kilo kaybına, yani herhangi bir problem ortaya çıkmadığı takdirde uzun dönemde yaklaşık 114 kg civarında olacağınıza yorumlanabilir.
Bu araştırmanın yazarları bu nedenle LAGB operasyonlarının, önceden komplikasyon gelişecek hastaların belirlenmesini sağlayacak bir yöntem gelişmediği takdirde tercih edilmemesi gerektiğini bildirmektedir.
Bu konuda benim yorumumu merak ederseniz, bu çalışmanın yapıldığı merkez 10 yıldır obezite ameliyatları yapmaktadır ve binlerce hastayı ameliyat etmiştir. Bu derece tecrübeli bir merkezde %31 gibi yüksek oranda ameliyat gerektirecek ve bandın çıkarılmasına neden olacak kadar ciddi komplikasyonların çıkması önemli bir bilgidir. Ülkemizde yapılmış olan bütün ameliyatların sayısını toplasanız, bu tek merkezin tecrübesine ulaşılması mümkün değildir. Bu nedenle ülkemizde yapılacak bir ameliyatın komplikasyon ve başarızlık oranı kaçınılmaz olarak daha yüksek olacaktır.
Herşeyin iyi gitmesi durumunda dahi uzun dönemde kilo kaybınız yaklaşık 25 kg civarında olacaktır. Acaba 25 kg için bu riske değer mi ? Günümüzde LAGB operasyonları,
5 yıl öncesi ile karşılaştırıldığında tam 20 kat daha az yapılmaktadır.
Midenizin girşine kelepçe takılması ile dişlerinizin birbirine tel ile bağlanması arasında hiçbir fark yoktur. Sonuçta yiyecekler yemek borunuzdan midenize geçemeyecektir.
Bu konuda avrupanın en tecrübeli obezite cerrahlarından biri olan Jacques Himpens'la kişisel olarak yaptığım sohbetler sırasında bana şu cümleyi söyledi.
"Ben bu bant ameliyatlarından 2500 den fazla yaptım sana şunu söyleyim ki, Eğer bu ameliyat yutma güçlüğü yapmıyorsa ne yapıyor ? Eğer bunun mekanizması yutma güçlüğü değilse ben nasıl işe yaradığını bilmiyorum. Buna ek olarak, hayatı boyunca yemek yemekten zevk almış birisine bir ameliyat yapıyorsun, et yiyemiyor, ekmek yiyemiyor, sebze yiyemiyor. Geriye sadece milkshake, cips ve çikolata kalıyor. Üzgünüm ama ben bu bant ameliyatlarını hasta çok zorlamadıkca artık yapmıyorum ve sana da tavsiye etmiyorum"
Sonuç olarak sizin durumunuzda elinizde sizin kilonuza uygun olarak yanlızca gastric bypass kalmaktadır. Ancak bununla ilgili ciddi bir sorununuz var...
Bu ameliyatı size Türkiye'de kim yapıcak
Gastrik bandın öğrenme sürecinde yanlızca 30 ameliyatın yeterli olabileceği yazılmıştı bir zamanlar literatürde, emin olun Amerika'da çalıştığım merkezde Meksika'da ameliyat olmuş bir gencin bant takılırken yemek borusunun delinmesi sounucunda yaşadıklarını gördükten sonra bu sayıya inandığımı söyleyemeyeceğim.
Gastrik bypass, LAGB'e göre çok daha karmaşık bir operasyondur ve daha ciddi komplikasyonları gelişebilir.
Bu nedenle
Gastric BypassGastric Bypass
Obezite Operasyonu yapmayı düşünen doktorların en az 100 (YÜZ) ameliyata girmeleri American Society of Bariatric Surgery tarafından zorunlu kılınmıştır. Peki bana söyleyebilirmisiniz Ülkemizde 10 taneden fazla gastrik bypass görmüş kaç kişi var yada 30 tane bant takmış ?
Genelde ne yazık ki avrupada parayla gidilen 2 günlük kurslarda domuzlar üzerinde 2 ameliyat yaptıktan sonra Türkiye'de bu ameliyatlar denenmektedir.
Bu nedenle Amerikada 45 dk ile 1.5 saat arasında laparoskopik olarak yapılan ameliyatlar Türkiye'de 8 saatte yapılmaktadır ve Ülkemizde bırakın 100 tane Gastrik baypass yapmayı, 100 tane seyretmiş bir doktor dahi bulunduğunu zannetmiyorum.
Hem öğrenme dönemi tamamlanmadan bu operasyonların yapılması, hem de zaten ciddi miktarda kilo fazlası bulunan bir hastanın 8 saat uyutulmasının son derece tehlikeli sonuçları olabilecek komplikasyonlara dünya ortalamasının üzerinde oranlarda neden olacağı açıktır.
Bütün bu anlattıklarımdan almanız gereken mesaj: Bu ameliyatlar ; reklamı yapılacak ürün, sihirli sopa, basit-güvenli oyuncak DEĞİLDİR.
Bu nedenle benden size tavsiye,
Amerikadaki merkezimize insanlar evlerini ipotek ettirip ameliyat olmaya geliyorlardı, siz de arabanızı satmayı düşünüyormuşsunuz, unutmayın o merkez 5280 ameliyat yapmış oturmuş bir kurum, diyelim size bir şey oldu ve bir komplikasyon gelişti, bunu kim düzeltecek?
Doktorunuzu iyi seçin eğer 100 den az ameliyat yapmışsa boşverin hayatınızla oynamaya değmez, acaba nerede bu işin eğtimini aldı, eğer Amerika diyorsa ECFMG sertifikası var mı, eğer yoksa, ameliyata girmiş olamaz. Hastaların yüzde kaçını kapalı olarak ameliyat etti vs vs..
Sorular uzatılabilir. Uzun lafın kısası iyi bir doktor buluncaya ve ameliyatı karşılayabilecek kadar para biriktirinceye kadar bu ameliyatı erteleyin ya da bu konuda uzmanlaşmış bir üniversite hastanesine gidin hem daha az risk alırsınız hem de özel sektördeki gibi 8-10 milyar gibi bir rakamdan daha az ödersiniz.
Son bir not, ameliyatlardan sonra mama ile beslenme diye bir şey yoktur. Zaten besin fazlası olan bir hastanın 1 gün aç kalmasının bir sakıncası olmaz. Eğer bunun üzerine halen mama veriliyorsa bu hastada bir problem var demektir. Bizim kullandığımız protokollerde ameliyatın ertesi sabahı, normal besinlere süratle geçilir, eğer bant gibi basit sayılabilecek bir ameliyattan sonra bu yapılamıyorsa bu işte bir problem vardır.
Saygılarımla
Op.Dr.Onur Çağrı Kutlu