Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

37249 Mesaj 2584 Konu- Gönderen: 2056 Üye - Son üye: aslihan
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: CUSHİNG SENDORUMU OLMUŞLUĞUNUZ VAR MI ?  (Okunma Sayısı 262 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yeni Üye
*
Mesaj: 35
Boy :1,70 Cm
Kilo : 138 Kg
Vki : 48,2
Yaş: 30
Şehir: adapazarı
Kayıt: 20 Ocak 2010
OfflineOffline
« : 19 Mayıs 2010, 15:55:59 »

Sürekli şişman olarak yaşadığım hayatımın son 1,5 yılı önceki kilolarımı aradığım zamanlar oldu çünkü 35 kilo aldım 1 yılda ve diyet yaptığım halde aldım bu kiloyu. Velahsılı obezite cerrahisi için gittim Yunus Yavuz hocam sayesinde Marmara Üni. Endokrin polk. yönlndirildim ve bi sürü tahlil ve hala devam eden tahlillerle cushing sendromu olabileceğim bulguları çıktı. Ki hala tetkikler devam etmekte.Site sakinlerinden bu durumu yaşayan ve bu hastalıktan kurtulduktan sonra kilo verebilne varmı öğrenmek isterim.
teşekkür ederim






Bknz.( benzeyen konu bulunamadı.)
Logged
Süper Üye
****
Mesaj: 402
Boy :168 Cm
Kilo : 100 Kg
Vki : 35,4
Yaş: 27
Şehir: İstanbul
Kayıt: 26 Mart 2010
OfflineOffline
« Yanıtla #1 : 19 Mayıs 2010, 16:11:25 »

Geçmiş olsun araştırdım bu bilgilere ulaştım bende şüphelenmiştim sanırım benim ki kistlerden kaynaklanıyor

Cushing sendromu (Cushing hastalığı ile karıştırılmamalıdır), kortizol hormonunun olağanın üstünde bir düzeyde olduğu durumlarda ortaya çıkan belirtiler bütünüdür. Cushing sendromunun alışılmış nitelikleri kilo artması, obezite, kan basıncının artması (hipertansiyon), ve derinin zayıflaması sonucu oluşan çizgilerdir. Her hastada belirtilerin tümü gözlenmeyebilir. Belirtilerin ağırlığı ve niceliği hastanın ne denli uzun bir süredir kortizol etkisinde kalmasına bağlıdır. Ancak kimi belirtiler bu durumdan bağımsız, iveğen olarak da gelişebilir. Örneğin, özellikle uyluk kemiğinin baş bölgesinin iveğen doku ölümüne uğraması (akut aseptik nekroz) çok kısa bir süredir hafif izleyen, ya da yıllardır ağır izleyen Cushing sendromlu hastalarda da rastlanabilir.

Bu sendromn bulgularının çoğu Cushing sendromu'na özgü olmadığından, tanısı başka durumlarla karıştırılabilir. Örneğin, psikiyatrik düzensizlikler, çok kistli yumurtalık sendromu, metabolik sendrom, obezite gibi durumlarda Cushing sendromu'na benzer bulgulara rastlanabilir. Bundan dolayı, bir hastada hipertansiyon, yüksek kan şekeri, ruhsal bozukluklar, enfeksiyon, kanda artan pıhtılaşma eğilimine rastlanıldığında, bu sendromdan kuşkulanılmalı, ve tanı konmaya çalışılmalıdır, çünkü bu durum sağaltılabilir ve karmaşıklıkları önlenebilir bir sendromdur.


 

 Bulgular [değiştir]
Cushing sendromunun belirtileri ve bulguları, ve bunların hastalarda rastlanılan sıklıkları (yüzde olarak) masada belirtilmiştir.[1]

Belirti ve Bulgu Sıklık
Cinsel isteğin, içgüdünün (libido) azalması 100
ObeziteObezite
Mutluka tedavi edilmesi gereken sinsi hastalık
, kilo artması 97
Yüzün yuvarlak biçimini alması 88
Aybaşı kanamalarında (menstrüasyon) değişiklik 84
Kıllanma (hirsutizm) 81
Hipertansiyon 74
Deride bere, ezik (ekimoz) 62
Bitkinlik (letarji) 62
Deride çizgiler (striae) 56
Kas gücünde azalma 56
Damar sertliği (ateroskleroz) 55
Elektrokardiografi (EKG) değişiklikleri 55
Sırtta (ense altı) yağ kitlesi 54
Şişlik (ödem) 50
Şekere karşı olağan dışı duyarlılık 50
Kemik erimesi (osteopeni) ve kırılmalar 50
Baş ağrıları 47
Sırt ağrıları 43
Yineleyen enfeksiyonlar 25
Karın ağrıları 21
Ergenlik sivilceleri (akne) 21
Kadınlarda kelleşme, saç yitirimi 13

Ayrıca ruh halinde değişiklik, öğrenme zorlukları da kortizol düzeyinin yüksek olması sonucunda ortaya çıkarlar.

 Tanı [değiştir]
 Muayene [değiştir]
Her ne kadar kesin tanı konulabilmesi için labaratuvar incelemeleri gerekmekteyse de, muayene yoluyla da bir takım bulgulara rastlanabilir, ve bunlar tanı konulmasında önemli rol oynayabilir. Şakak bölgesinde ve köprücük kemiğinin üstlerinde olağan olmayan yağ tabakasının birikmesi, kas güçsüzlüğü, deride yer alan lacivert renkte çizgiler (derinin zayıfladığı anlamına gelirler), huzursuzluk, bilinçte bulanıklık, ve kısa süreli belleğin zayıflığı bu sendromu çağrıştıran bulgulardandır. Eğer menstrüasyon kanamaları seyrekleşiyorsa ve daha öncesinde olağan sıklıktaysa, bu durumda da Cushing sendromu'ndan kuşkulanılmalıdır. Bu ve bunun gibi belirtiler bir süredir sürüyorsa, incelemelerin yapılması gerekir.

 İncelemeler [değiştir]
24 saatlik idrarda proteine bağlı olmayan kortizol ölçümü ilk incelemelerdendir. Bu incelemenin daha yeni tekniklerle, ve kortizol molekülünü daha iyi ayırd edebilen yöntemlerle ölçen türleri geliştirilmektedir.

Ancak idrarda kortizol derişiminin artması Cushing Sendromuna özgü değildir. Örneğin "yalancı Cushing" gibi psikiyatrik düzensizliklerin olduğu durumlarda, süreğen ağrısı olan kişilerde, aşırı alıştırma yapma sonrasında, alkolik kişilerde, ilerleyişi durdurulamayan şeker hastalarında, ve obez hastalarda da 24 saat idrar kortizol derişimi olağan değerlerinin üstünde çıkabilir. Böyle olmasının nedeni, bu gibi durumlarda beyinde bulunan sinirsel bağlantıların CRH salgılanımını tetikleyip, hipotalamus-hipofiz-böbreküstü eksenini etkinleştirmesidir.

Buna karşın, Cushing sendromu olan hastalarda idrardaki kortizol derişimi olağan değerler içinde de çıkabilir. Bunun nedeni, kanda kortizol düzeyinin her an aynı olmaması, ve ayrıca böbreğin kortizol yapım-yıkımındaki gösterdiği değişikliklerdir. Eğer idrardaki kortizol derişimi olağan değerlerin azıcık üstündeyse, ve hastada Cushing Sendromu belirtileri en az düzeydeyse, bu durumda sağaltımı başlatmak ve idrardaki kortizol derişimini yeniden ölçmek mantıklı bir bakış açısıdır. Bunun tersine, idrardaki kortizol derişimi olağan, ancak hastada ciddi bir biçimde bu sendromdan kuşkulanılıyorsa, bu incelemeyi yeniden yapmak gerekebilir.

 Deksametazon Baskılama Testi [değiştir]
1 mg'lık deksametazon testi, böbreküstü-hipofiz bezi arasındaki geri-beslemeden yararlanılarak uygulanan bir incelemedir. Gece 11:00 ile geceyarısı arasında bir 1 mg'lık deksametazonun ağız yoluyla alınmasıyla ve sabah saat 8:00 ile 9:00 arasında kansıvısındaki (plazma) kortizolun ölçülmesiyle gerçekleştirilir. Bu incelemenin yaklaşık Cushing sendromu olan hastalarda %8'lik bir yanılma payı (yalancı olumsuz), ve bu sendromun olmadığı hastalarda ise %30'luk bir yanılma payı (yalancı olumlu) bulunmaktadır.[1] Bundan dolayı, Cushing Sendromunun tanısı yalnız bu inceleme ile konulamaz.

İki günlük, 2 mg'lik deksametazon baskılama testi, "yalancı Cushing" olan hastaları ayırd etmek için kullanılır. Bu incelemede, 500 μg (mikrogram)'lık deksametazon ağızdan 6 saatte bir 8 doz şeklinde alınır, ve kansıvısındaki kortizol derişimi son dozdan 2 ila 6 saat sonra ölçülür. Bu incelemenin %90 ile %100'e varan duyarlılığı ve %97-100 dolaylarında özgüllüğü vardır. Daha da kesinlik kazanılması için, bu incelemenin ardından ACTH salgılamasını uyaran CRH damar yoluyla hastaya verilip, 15 dakika ardından kandaki kortizol ölçülebilir. Bu son inceleme ile duyarlılık ve özgüllük %100'e ulaşabilir. Bu ek inceleme, yalnızca 2 mg'lık deksametazon baskılama testinde bile kesin olmayan sonuçlar veren, ve bu sendromdan yüksek düzeyde kuşkulanılan durumlarda yapılır.

Deksametazon yapım-yıkımı değişiklik gösteren kişilerde, ya da bu ilacın yapım-yıkımını etkileyen başka ilaç alan hastalarda bu inceleme yanlış sonuçlar verebilir. Özellikle sitokrom P-450 CYP3A4 enzimlerini uyaran alkol, Rifampin, Fenitoin, Fenobarbital maddeleri deksametazonun atılmasını hızlandırır, oysa karaciğer ve böbrek yetmezliği olduğu durumlarda ise, ilacın atılımı yavaşlar.

 Ayırıcı tanılar [değiştir]
İçsel (endojen) Cushing sendromu ikiye ayrılır: ACTH'ye bağlı (%20) ve ACTH'den bağımsız (%80). Böbreküstü bezlerinden kortizol salgılayan bir ur geri besleme yoluyla ACTH'yi baskılarken, ACTH çokluğuna bağlı durumlarda ise (çok daha seyrek bir durumdur), böbreküstü bezleri olağan durumlardaki gibi ACTH'ye yanıt vermektedir. Kansıvındaki ACTH derişimi bu iki durumu ayırdedebilir. Birincil böbreküstü düzensizliklerinde ACTH derişimi genellikle 10 pg (pikogram)/mL'den az olmakta, ancak dışardan steroid alanlarda da (dışsal Cushing sendromu) derişim bu değerin genellikle altında izler. Bundan dolayı, hastalarda Cushing sendromundan kuşkulanıldığı zaman, steroid alıp almadıkları araştırılmalıdır. Solunum yoluyla alınan steroid bir ilaç bile kandaki düzeyi etkileyebilir. İçsel Cushing sendromu olup, ACTH düzeyi düşük olan hastalarda böbreküstü bezlerinin görüntülenmesi (bilgisayarlı tomografi) bu bezlerde bir kütle gösterebilir.

ACTH düzeyinin olağan değerlerin altında izlediği durumlarda, böbreküstü bezi atrofiye (dokunun körelmesi) uğrar. Bunun için böbreküstü bezlerinden birinde iyicil (adenom) ya da kötücül (karsinom) urun bulunduğu durumlarda ur olmayan öteki, ikinci bez (urlar genellikle yalnızca bezlerden birinde ortaya çıkar; iki bezde birden görülmesi çok seyrektir) urun salgıladığı hormonun ACTH üzerine geri besleme yapmasından dolayı atrofiye uğrayabilir. Bu olgu bilgisayarlı tomografi ya da nükleer manyetik rezonans gibi görüntüleme yöntemleri ile görülebilir. Eğer iki böbreküstü bezinde de salgılamada bir düzensizlikten kuşkulanılıyorsa, iodokolesterol taraması yapılabilir (kortizolun yapı taşı olan kolesterol bileşiğinin radyoaktif iyot ile etiketlenip kana verilmesi sonucu böbreküstü bezlerince toplanır. Radyoaktif olan iyotun ışınlar yayma özelliğine dayanarak hastanın anatomisi görüntülenebilir. Eğer böbreküstü bezlerinde kortizol salgılayan iyicil ya da kötücül bir ur varsa, bu ur bu yolla görüntülenebilir).

ACTH salgılayan hipofiz adenomu (Cushing hastalığı), Cushing sendromunun en yaygın nedenidir. ACTH ayrıca yeri dışında (ektopik) bir biçimde türlü urlar tarafından salgılanıp, Cushing Sendromu'na neden olabilir. ACTH salgılayarak Cushing Sendromuna neden olan urlar, ve bunların yüzdeleri:[1]

Ur türü Yüzde sıklığı
Akciğer kanseri (küçük hücre) 19-50
Bronşta yer alan karsinoid 2-37
Timüste yer alan karsinoid 8-12
Pankreas urları (karsinoid ya da adacık hücreleri) 4-12
Feokromositom, nöroblastom, gagliom, paragangliom 5-12
Medulla (öz bölge) Tiroid karsinomu 0-5
Diğer <1

ACTH salgılayan bir hipofiz uru ile yer dışı ACTH salgılayan bir uru ayırdetmenin yollarından birisi aşağı petrosal sinüsten (kafatası içinde toplardamarların birleştirerek oluşturduğu bir toplardamar bütünü) kan örneği almaktır. Bu test girişimsel bir inceleme olduğu için çok tercih edilmemektedir. Bu incelemeden daha sık başvurulan test hipofiz bezinin nükleer manyetik rezonans yöntemi ile görüntülenmesidir.

 Sağaltım [değiştir]
 Cerrahi girişim [değiştir]
Cushing sendromunun en uygun sağaltım yöntemi fazla ACTH ya da kortizol üreten uru ya da bölgeyi cerrahi girişimle almaktır. ACTH'ye bağlı Cushing sendromunda bu yapılamazsa, iki böbreküstü bezinin de alınması seçenekler arasındadır. Gizli, yer dışı ACTH salgılayan urun bulunduğu durumlarda ilaç yoluyla da hasta sağaltılabilir. Cushing hastalığı durumunda ise hipofiz ışınlaması ve ilaçla sağaltım yöntemleri bir arada kullanılabilir.

 Işınlama [değiştir]
Hipofizin ışınlaması ve ek ilaç sağaltımı, ameliyata aday olmayan hastalar için en uygun sağaltım yöntemi olabilir. Işınlama yöntemini sorunlu kılan etmenler, hastanın sağaltıma yanıt vermesinin çok uzun bir zaman alabilmesi (10 yılı bulabilir), ve ışınlama sonrasında hipofiz bezinin işlevini yitirip hormon eksikliklerine neden olabilmesidir. Eğer kortizol düzeyinin çok kısa bir süre içinde olağan değerlere çekilmesi isteniyorsa, böbreküstü bezlerini cerrahi girişimle almak daha akılcı olabilir.

 İlaçla sağaltım [değiştir]
İlaçla sağaltım tek başına Cushing sendromu için ancak seyrek durumlarda yeterlidir, çünkü hastanın sürekli izlenmesi, ilacın ölçüsünün ayarlanması gerekmektedir.

Yer dışı ACTH salgılanan hastalarda ur sıçramamışsa bu ur cerrahi girişimle alınabilir. Bunun dışında, böbreküstü bezlerinin alınması ya da ilaçla sağaltım seçenekler arasındadır. Böbreküstü bezlerinin cerrahi girişimle alınması, tıbbi giderleri karşılayamayan, ilacın yan etkilerine dayanamayan, ilaçların olumsuz etkilerinin uzun aralıkta vücut üzerinde ciddi sonuçlara neden olabilen hastalarda daha iyi düşünülmelidir. İlaçların en yüksek ölçüde verilmelerine karşın hastanın kortizol düzeyi olağan değerlere dönmüyorsa, cerrahi girişim daha uygun bir sağaltım yöntemi olabilir.

Böbreküstü bezlerinde kötücül olmayıp yüksek derişimde kortizol salgılayan bir kütlenin bulunduğu durumlarda (gerek yalnız bir, gerek iki bezde de bulunan) cerrahi girişimle dokunun alınması uygundur. Laparokopi yeğlenen bir yöntemdir. Ancak, kütlenin alınmasından sonra durum yineleyebilir, ve yeniden ameliyata gerek olabilir. Bunun için, ek mitotan kemoterapisine başvurulması sağaltımı hızlandırabilir.

Logged
Asil Üye
*****
Mesaj: 749
Boy :174 Cm
Kilo : 147 ile başladım.Şimdi 111 Kg
Vki : 36.7
Yaş: 30
Şehir: istanbul
Kayıt: 07 Şubat 2009
OfflineOffline
« Yanıtla #2 : 19 Mayıs 2010, 17:30:21 »

benide endokrine sevk etmişti yunus hoca 3-4 ay orda takip altındaydım. neyseki hiç bir sorun çıkmadı ve beni ameliyat olmasını onaylıyoruz diye bir raporla tekrar yunus beye yolladılar. daha sonrada benim özel durumumdan kaynaklanan hemotoloji kontrolüm başladı. buda uzun birsüre devam etti. Yunus bey araştırmadan bişey yapmıyor. takiplerinizi düzenli olmanızı tavsiye ederim, ki siz zaten takip altındasınız. Biran evvel sorunların hallolmasını dilerim. geçmişolsun.
Logged

DOÇ.DR. Yunus Yavuz 04.03.2010 Lap. Sleeve Gastrektomi(Tüp mide)

Yeni Üye
*
Mesaj: 35
Boy :1,70 Cm
Kilo : 138 Kg
Vki : 48,2
Yaş: 30
Şehir: adapazarı
Kayıt: 20 Ocak 2010
OfflineOffline
« Yanıtla #3 : 20 Mayıs 2010, 10:40:01 »

Dr. şule Hnm. sağolsun çok güzel ilgileniyor benimle önce tahlil sonuçlarımdan yola çıkarak cushing hastalığı şüphesi vardı MR  sonuçları bunu desteklemedi tekrar MR istedi sendromdan emin olma açısından. Konuyu açtım bu hastalığa yakalanan başka kimse var mı? Aldıkları kiloları sonrasın da verebildiler mi ? Ağır tahribat altında vücüdum. Mevlam herkese sağlık versin
Logged
Asil Üye
*****
Mesaj: 634
Boy :159 Cm
Kilo : 128 Kg
Vki : 50,6
Yaş: 39
Şehir: istanbul
Kayıt: 31 Mayıs 2009
OfflineOffline
« Yanıtla #4 : 20 Mayıs 2010, 16:09:01 »

msbeyazyüz  allah  yardımcın olsun
Logged

Roux N Y Gastric By Pass
Sn: Doç. Dr. Yunus YAVUZ
opere  tarihim18  mart  2010
Yeni Üye
*
Mesaj: 35
Boy :1,70 Cm
Kilo : 138 Kg
Vki : 48,2
Yaş: 30
Şehir: adapazarı
Kayıt: 20 Ocak 2010
OfflineOffline
« Yanıtla #5 : 30 Haziran 2010, 10:03:04 »

uzun süredir bekleninlen crh ithal olarak temin edildi ve dün marmara üniversitesinde hipofiz örneklemesi yapıldı. o kadar araştırmama rağmen nasıl yapıldığını öğrenemediğim test ANJİO imiş. evet sağ ve sol kasıktan girilerek beyinde ki hipofiz bezinden kan örnekleri alında. 1 saate yakın sürdü işlem sonrası 4 saat hastanede yattım sonra yatar pozisyonda evime döndüm. bu gün oturmama izin verildi. bu işlem cushin sendromunu cushing hastalığından ayırmak için kesin tanı konulması için yapıldı.bu aşamadan sonra tedavi amaçlı opero olacak daha sonra endokrin onay verdiğinde yunus hocaya gidip opere konuşacağım. duasını esirgemeyen arakadaşlara çok teşekkür ederim.
Logged
Asil Üye
*****
Mesaj: 749
Boy :174 Cm
Kilo : 147 ile başladım.Şimdi 111 Kg
Vki : 36.7
Yaş: 30
Şehir: istanbul
Kayıt: 07 Şubat 2009
OfflineOffline
« Yanıtla #6 : 30 Haziran 2010, 10:17:29 »

Allah yardımcın olsun msbeyazyuz. o anjiyo masasına 2 defa bende yattım. çok da kolay değil ama sağlığımız için herşeye katlanıyoruz şimdi. inşallah sonuçlar iyi çıkar. 
Logged

DOÇ.DR. Yunus Yavuz 04.03.2010 Lap. Sleeve Gastrektomi(Tüp mide)

Yeni Üye
*
Mesaj: 35
Boy :1,70 Cm
Kilo : 138 Kg
Vki : 48,2
Yaş: 30
Şehir: adapazarı
Kayıt: 20 Ocak 2010
OfflineOffline
« Yanıtla #7 : 30 Haziran 2010, 10:24:27 »

teşekkür ederim sedacım. çok iyi bi ekip saolsunlar kibar ve sağduyulu insanlardı...Mevlam cem i cümlesine acil şifa versin


yeliz...
Logged
Ziyaretçi
Mesaj:
Boy : Belirtilmemiş
Kilo : Belirtilmemiş
Vki : Belirtilmemiş
Yaş: Belirtilmemiş
Şehir: Belirtilmemiş
Kayıt:
« Yanıtla #8 : 30 Haziran 2010, 10:24:46 »

canım çok geçmiş olsun allah çektiğin sıkıntıların sana mükafatını verir inşallah
Logged
Yeni Üye
*
Mesaj: 35
Boy :1,70 Cm
Kilo : 138 Kg
Vki : 48,2
Yaş: 30
Şehir: adapazarı
Kayıt: 20 Ocak 2010
OfflineOffline
« Yanıtla #9 : 30 Haziran 2010, 10:26:35 »

saol mario ..Bu arada fotoğrafınıza bayıldım bi sonraki organizsayonda Mevlam nasip etsin bende olmak istiyorum.
Logged
Asil Üye
*****
Mesaj: 749
Boy :174 Cm
Kilo : 147 ile başladım.Şimdi 111 Kg
Vki : 36.7
Yaş: 30
Şehir: istanbul
Kayıt: 07 Şubat 2009
OfflineOffline
« Yanıtla #10 : 30 Haziran 2010, 10:27:08 »

sanada feyyaz beymi yaptı bu işlemi acaba? eğer oysa feyyaz beyde mükemmel bir insan ve ordaki ekip hepsine bende minnettarım.
Logged

DOÇ.DR. Yunus Yavuz 04.03.2010 Lap. Sleeve Gastrektomi(Tüp mide)

Yeni Üye
*
Mesaj: 35
Boy :1,70 Cm
Kilo : 138 Kg
Vki : 48,2
Yaş: 30
Şehir: adapazarı
Kayıt: 20 Ocak 2010
OfflineOffline
« Yanıtla #11 : 30 Haziran 2010, 10:36:00 »

evet canım feyyaz hoca yaptı anjio yu operasyon sonrasında mahramiyetime özen göstermeleri beni çok rahatlattı çünkü çok kalabalıktı ve ortada kaldım saolsunlar kibar ve anlayışlıydılar. Allah razı olsun
Logged
Asil Üye
*****
Mesaj: 749
Boy :174 Cm
Kilo : 147 ile başladım.Şimdi 111 Kg
Vki : 36.7
Yaş: 30
Şehir: istanbul
Kayıt: 07 Şubat 2009
OfflineOffline
« Yanıtla #12 : 30 Haziran 2010, 10:39:41 »

evet o çok önemli. Ama tüm personel çok anlayışlı ve tecrübeli. Bende hiç rahatsız olmamıştım.
Logged

DOÇ.DR. Yunus Yavuz 04.03.2010 Lap. Sleeve Gastrektomi(Tüp mide)

Asil Üye
*****
Mesaj: 726
Boy :? Cm
Kilo : ? Kg
Vki : ?
Yaş: 34
Şehir: bodrum
Kayıt: 22 Ocak 2010
OfflineOffline
« Yanıtla #13 : 30 Haziran 2010, 20:41:04 »

allah kimseyı saglığı ile sınamasın bende nasıl oldugunu merak edıyordum hakıkaten zormuş çok geçmış olsun inşallah tedavın sonuç verır amelıyat olmadan kurtulman dilegıyle sağlıkla kal
Logged

sleve gastektromi  DOÇ.DR KORAY TEKİN  
  opere tarihi 14 nisan 2010
PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ DENİZLİ
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: